Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
Prosecuting Attorney
plugging diagrams
change of plan
change currency
electric surface density
despair of someone
involuntary trust
un burdel
swollen glands
eased off
quinta remisa
air pollutants
prejudice man
undergo a strain
cutting a slice from
estilo indirecto libre
item one
printed by
open jaw ticket
balayóla
selva negra
tejedor listado
broadleaf gracilaria
vortex (weather)
call to
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"call to"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
call to
f.
seslenmek
He
called to
her across the street.
Sokağın karşısından ona
seslendi.
More Sentences
2
Genel
call to
f.
haykırmak
"call to"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
call out to
f.
seslenmek
Genel
2
Genel
person to person call
i.
ihbarlı konuşma
3
Genel
call to prayer
i.
ezan
4
Genel
station to station call
i.
normal konuşma
5
Genel
person to person call
i.
davetli konuşma
6
Genel
station to station call
i.
santral aracılığıyla konuşma
7
Genel
call to prayer sounds
i.
ezan sesleri
8
Genel
sounds of the call to prayer
i.
ezan sesleri
9
Genel
station-to station call
i.
santral aracılığıyla şehirlerarası konuşma
10
Genel
person-to-person call
i.
şehirlerarası ihbarlı konuşma
11
Genel
click to call
i.
tek tuşla arama
12
Genel
call to action
i.
eylem çağrısı
13
Genel
call somebody to account
f.
hesap sormak
14
Genel
call out to proclaim
f.
ünlemek
15
Genel
call students to the chalkboard
f.
öğrencileri tahtaya kaldırmak
16
Genel
call attention to
f.
dikkatini çekmek
17
Genel
call back to mind
f.
hatırına getirmek
18
Genel
call someone's attention to
f.
birinin dikkatini bir şeye çekmek
19
Genel
call a student to the blackboard
f.
öğrenciyi tahtaya kaldırmak
20
Genel
call to the blackboard
f.
(öğrenciyi) tahtaya kaldırmak
21
Genel
call somebody to account for
f.
hesap sormak
22
Genel
call to order
f.
toplantıyı açmak
23
Genel
call to the chalkboard
f.
tahtaya kaldırmak
24
Genel
call to mind
f.
hatırlatmak
25
Genel
transfer call to
f.
telefon bağlamak
26
Genel
call a halt to
f.
son vermek
27
Genel
not to call
f.
aramamak
28
Genel
call to mind
f.
akla getirmek
29
Genel
call back to mind
f.
aklına getirmek
30
Genel
transfer one's call to someone
f.
telefonu bağlamak (birisine)
31
Genel
call to proclaim
f.
ünlemek
32
Genel
call a halt to
f.
kesmek
33
Genel
call a halt to
f.
durdurmak
34
Genel
call something to mind
f.
birine bir şeyi hatırlatmak
35
Genel
call to mind
f.
hatırlamak
36
Genel
call to arms
f.
silah altına almak
37
Genel
call someone to account
f.
birinden hesap sormak
38
Genel
call attention to
f.
dikkat çekmek
39
Genel
call to hearing
f.
duruşmaya çağırmak
40
Genel
call to court case
f.
duruşmaya çağırmak
41
Genel
call (someone's) attention to
f.
hatırlatma yapmak
42
Genel
call on someone to resign
f.
istifaya çağırmak
43
Genel
call on someone to resign
f.
istifaya davet etmek
44
Genel
put through a call to
f.
-e telefon etmek
45
Genel
transfer one's call to someone
f.
telefon aktarmak
46
Genel
call the witness to testify
f.
tanıklığa davet etmek
47
Genel
call attention to
f.
nazarı dikkati celbetmek
48
Genel
call attention to
f.
dikkati çekmek
49
Genel
call attention to
f.
dikkat verilmesini istemek
50
Genel
call attention to
f.
dikkati bir yöne çekmek
51
Genel
call attention to
f.
ilgiyi bir yöne çekmek istemek
52
Genel
call a halt to something
f.
bir şeyin durdurulmasını istemek
53
Genel
call someone to testify
f.
birini tanıklık için çağırmak
54
Genel
respond to a burglary call
f.
hırsızlık çağrısına/anonsuna yanıt vermek
55
Genel
call public attention to something
f.
kamunun dikkatini bir şeye çekmek
56
Genel
transfer the call to
f.
telefonu aktarmak
57
Genel
call upon someone to speak
f.
birisine söz vermek
Öbek Fiiller
58
Öbek Fiiller
call someone over (to some place)
f.
birisini çağırmak
59
Öbek Fiiller
call in to
f.
(telefonla) bir yeri aramak
60
Öbek Fiiller
call in to
f.
(telefonla) sipariş etmek
61
Öbek Fiiller
call in to
f.
(telefonla) rapor etmek/belirtmek
62
Öbek Fiiller
call in to
f.
birini bir yere çağırmak
63
Öbek Fiiller
call in to
f.
birinin yardımını istemek
64
Öbek Fiiller
call in to
f.
(telefonla) bildirmek
65
Öbek Fiiller
call in to
f.
bir konuda bir uzmanın görüşünü almak
66
Öbek Fiiller
call in to
f.
piyasadan çekmek
67
Öbek Fiiller
call on someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapmaya) davet etmek
68
Öbek Fiiller
call something down (to someone)
f.
(aşağıdaki birine) yüksek sesle bir şey demek
69
Öbek Fiiller
call in (to some place)
f.
(bir yeri) aramak
70
Öbek Fiiller
call in (to some place)
f.
(bir merkezi, iş yerini) arayıp mesajları kontrol etmek
71
Öbek Fiiller
call upon someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapmaya) davet etmek
72
Öbek Fiiller
call upon someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapması için) seçmek
73
Öbek Fiiller
call something down (to someone)
f.
(aşağıdaki birine) seslenerek bir şey söylemek
74
Öbek Fiiller
call in (to some place)
f.
(bir yere) telefon etmek
75
Öbek Fiiller
call on someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapmaya) çağırmak
76
Öbek Fiiller
call upon someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapmaya) çağırmak
77
Öbek Fiiller
call upon someone (to do something)
f.
(birinin bir şey yapmasını) istemek
78
Öbek Fiiller
call on someone (to do something)
f.
(birini bir şey yapması için) seçmek
79
Öbek Fiiller
call on someone (to do something)
f.
(birinin bir şey yapmasını) istemek
80
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birini) çekmek
81
Öbek Fiiller
call out (to someone)
f.
(birine) duyurmak için bağırmak
82
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birine) duyurmak için bağırmak
83
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birinin) ilgisini/dikkatini çekmek
84
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birini) kışkırtmak
85
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birini) çağırmak
86
Öbek Fiiller
call to someone
f.
birine seslenmek
87
Öbek Fiiller
call out (to someone)
f.
(birine) seslenmek
88
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birinin) aklını çelmek
89
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birine) seslenmek
90
Öbek Fiiller
call to someone
f.
birine (duyurmak için) bağırmak
91
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birini) cezbetmek
92
Öbek Fiiller
call to (one)
f.
(birine) cazip görünmek/gelmek
İfadeler
93
İfadeler
call to action
i.
eyleme çağrı
94
İfadeler
call to battle
f.
silah başına çağırmak
95
İfadeler
call to arms
f.
silah başına çağırmak
96
İfadeler
your call is important to us
expr.
aramanız bizim için önemli
97
İfadeler
your call is important to us
expr.
bizi aradığınız için teşekkür ederiz
Konuşma Dili
98
Konuşma Dili
a place to call own
i.
evi diyeceği bir yer
99
Konuşma Dili
a place to call own
i.
kendi evi
100
Konuşma Dili
a place to call own
i.
kendine ait bir yer
101
Konuşma Dili
call to arms
f.
askere çağırmak
102
Konuşma Dili
call to arms
f.
orduya çağırmak
103
Konuşma Dili
call to mind
f.
hatırlamak
104
Konuşma Dili
call to mind
f.
anımsatmak
105
Konuşma Dili
call to mind
f.
anımsamak
106
Konuşma Dili
call to mind
f.
hatırlatmak
107
Konuşma Dili
place a call to
f.
telefonla aramak
108
Konuşma Dili
place a call to
f.
telefon etmek
109
Konuşma Dili
go so far as to call someone stupid
f.
birisine aptal diyecek kadar ileri gitmek
110
Konuşma Dili
parents are advised to call their child's school for more information
expr.
ebeveynlere daha fazla bilgi için çocuklarının okullarını aramaları tavsiye ediliyor
111
Konuşma Dili
we have to call the police
expr.
polisi aramalıyız
112
Konuşma Dili
(it's) time to call it a day
expr.
bugünlük paydos
113
Konuşma Dili
(it's) time to call it a day
expr.
bugünlük bu kadar çalışma yeter
114
Konuşma Dili
(it's) time to call it a day
expr.
bugünlük yeter
115
Konuşma Dili
(it's) time to call it a night
expr.
bu gecelik paydos
116
Konuşma Dili
(it's) time to call it a day
expr.
bugünlük bu kadar
117
Konuşma Dili
(it's) time to call it a night
expr.
bu gecelik bu kadar
118
Konuşma Dili
(it's) time to call it a night
expr.
bu gecelik yeter
119
Konuşma Dili
(it's) time to call it a night
expr.
bu gecelik bu kadar çalışma yeter
120
Konuşma Dili
(something) to call (one's) own
expr.
(birinin) kontrolünde olan (bir şey)
121
Konuşma Dili
(something) to call (one's) own
expr.
(birinin) kendine ait (bir şey)
122
Konuşma Dili
(something) to call (one's) own
expr.
(birinin) benim diyebileceği (bir şey)
123
Konuşma Dili
(something) to call (one's) own
expr.
(birinin) kendine ayırdığı (bir şey)
124
Konuşma Dili
(something) to call (one's) own
expr.
(birinin) sahip olduğu (bir şey)
Deyim
125
Deyim
a place to call one's own
i.
kendi evi
126
Deyim
a place to call one's own
i.
evi diyeceği bir yer
127
Deyim
a call to arms
i.
harekete geçirme
128
Deyim
a call to arms
i.
teşvik etme
129
Deyim
a call to arms
i.
telkin etme
130
Deyim
a call to arms
i.
meydan okumaya davet etme
131
Deyim
call to order
f.
sükunete davet etmek
132
Deyim
call someone to account
f.
hesap sormak
133
Deyim
call to account
f.
suçlayarak hesap sormak
134
Deyim
call to order
f.
resmi olarak başlatmak
135
Deyim
call to order
f.
resmi olarak açmak
136
Deyim
call to order
f.
sessizliğe davet etmek
137
Deyim
not have a minute to call your own
f.
kafasını kaşıyacak zamanı olmamak
138
Deyim
not have a minute to call your own
f.
kafasını kaşıyacak vakti olmamak
139
Deyim
not have a minute to call your own
f.
çok meşgul olmak
140
Deyim
call a meeting to order
f.
toplantıyı duyurmak
141
Deyim
call a meeting to order
f.
toplantının başlayacağını duyurmak
142
Deyim
call the meeting to order
f.
toplantıyı duyurmak
143
Deyim
call somebody to heel
f.
dize getirmek
144
Deyim
call something to someone's attention
f.
birinin dikkatini bir şeye çekmek
145
Deyim
call someone's attention to something
f.
birinin dikkatini bir şeye çekmek
146
Deyim
call the meeting to order
f.
toplantının başlayacağını duyurmak
147
Deyim
call somebody to heel
f.
boyun eğdirmek
148
Deyim
call a halt to something
f.
bir şeyi durdurmak
149
Deyim
not able to call one's time one's own
f.
başını kaşıyacak vakti olmamak
150
Deyim
not able to call one's time one's own
f.
kafasını kaşıyacak vakti olmamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of call to
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy